Yaşadıklarım ve “Es-sebebü ke'l-fâil.”
Es-sebebü ke'l-fâil: Sebep Olan Yapan Gibidir!
“Es-sebebü ke'l-fâil.” Yani; bir kötülüğe, bir zulme sebep olan, o zulmü bizzat işlemiş gibidir. İslam ahlakının ve evrensel hukukun en sarsılmaz düsturlarından biri olan bu kaide, bugün gücü elinde bulundurup adaleti bir kırbaç gibi kullananların kulaklarında patlaması gereken ilahi bir ihtardır.
Hayatını hakikate, kamunun çıkarına ve kalemin namusuna adamış 43 yıllık bir gazeteci, yazar ve aydın olarak; 2015 yılından bu yana bürokratik kibir, siyasi ihtiras ve organize kumpaslarla karşı karşıyayım.
Meslek hayatı boyunca binlerce makaleye imza atmış, 6 kitap yayınlamış, Sürekli Basın Kartı sahibi bir gazetecinin; sırf eğilmediği, bükülmediği ve "seccade şeytanı" haline gelmiş menfaat odaklarına diz çökmediğim için uğradığı bu zulüm, aslında benim için bir şeref madalyasıdır.
Çünkü zalimin hedefinde olmak, doğru yolda olduğunun en büyük tescilidir.
Dünyevi Makamların Kibri ve İlahi Adaletin Terazisi
Bugün arkalarındaki siyasi güce, bürokratik etiketlere ve cüzdanlarındaki paraya güvenerek hukuku çiğneyenler, adaleti istedikleri gibi yönlendirebileceklerini sanıyorlar. Evet, fani dünyadaki mahkemeleri yanıltabilir, sahte tutanaklarla, zorlama iddianamelerle insanları aylarca hürriyetinden mahrum bırakabilirsiniz. Ancak unuttuğunuz bir şey var: Kul kuldan korkar ama Hak unutmaz!
Bu dünyada mülkünüz, makamınız, korumalarınız olabilir; fakat Rûz-i Mahşer’de o çok güvendiğiniz etiketlerin hiçbir hükmü kalmayacak. Allah’ın (cc) hesabı şaşmaz ve O’nun mizanında hile barındıracak tek bir göz boyama işlemez.
Nitekim ilahi adaletin tecellisini görmek için her zaman ahireti beklemek de gerekmiyor.
Hakikatin kahrı öyle büyüktür ki, bu dünyada da insanı yakalar:
Üç kez reddedilen kumpas iddianamelerini hırsla kabul ettirenlerin ansızın gelen sonlarını,
Sahte tutanakla hayat karartmaya çalışanların meslekten ihraç edilişlerini,
Çamur atmaya çalışırken kendi attıkları foseptik çukurunda (FETÖ) boğulanları bu gözler gördü.
Bu bir beddua değil, kehanet de değil; bu, evrensel ve ilahi bir sünnetullahtır. Yaşattığını yaşamadan ölmez insan.
Bir Ömrün Bakiyesi: Onur, Hizmet ve Mücadele
Mali konulara, paraya, mala, mülke zerre tamah etmeden, emekli aylığı ile kıt kanaat ama başı dik yaşayan bir insanı neyle korkutabilirsiniz?
Eviniz yoksa kaybedecek bir sarayınız da yoktur.
Arabanız yoksa altınızdan çekilecek bir saltanatınız da yoktur.
Ama o kumpasçıların rüyalarında göremeyeceği öyle bir servetim var ki, parayla satın alınamaz:
43 Yıllık Basın Geçmişi: Mersin’in 13 ilçesinde 28 yıl boyunca hakkıyla dağıtılan Havadis Gazetesi, ulusal basının bölge şeflikleri ve topluma rehber olan Çalı Dibi programları.
Gönüllü Hizmet: Tek bir kuruş almadan halkın ve tüketicinin hakkını koruyan ÇETKODER Genel Başkanlığı ve haberanaliz.net platformu.
Gençliğe Adanmışlık: Uluslararası eğitimci unvanına kadar yükseldiğim, yüzlerce genci yetiştirdiğim İzcilik liderliği.
Devlet ve Toplum Takdiri: Bakanlardan, valilerden, STK'lardan alınmış 298 mesleki takdirname.
Siyasi Eğilmezlik: Rahmetli Alparslan Türkeş’in vefatına kadar MHP çatısı altında, sonrasında DYP Genel Başkan Başdanışmanlığına kadar uzanan şerefli, lekesiz bir siyasi geçmiş.
Yüzlerce davadan beraat edip, 2017'de 10,5 ay hapis yatırıldığım dosyalardan bile aklandıktan sonra, hâlâ dosyaları evirip çevirip "hakaret" kılıfıyla üzerime gelenler iyi bilsin ki: Yorulan siz olacaksınız, elenen siz olacaksınız. Yakında çıkacak olan "Türkiye'nin Meseleleri ve Çözüm Yolları" kitabım da dâhil olmak üzere, bu ülkenin dertleriyle dertlenmeye, yazmaya ve üretmeye son nefesime kadar devam edeceğim.
Son Söz: Arif Olan Anlasın
Zulmünüzü sürdürün, elinizdeki yetkileri kötüye kullanmaya devam edin. Bizler inanmış, iman etmiş, tevekkül sahibi insanlarız. Demir parmaklıklar da, itibar suikastları da inancımızın ve hakikat aşkımızın karşısında un ufak olmaya mahkûmdur. Biz bu yola çıkarken fani dünyalıklar için değil, baki olan için niyet ettik.
Makam sevdalılarına, kul hakkı yiyenlere ve adaleti katledenlere ibretlik sarsıcı bir hatırlatmayla sözü bitiriyorum. Bizim duamız da, niyazımız da, hedefimiz de bellidir:
DEVAM-I DEVLET, NASİB-İ CENNET, BEKA-YI İMAN, RIZA-YI RAHMÂN.
Mücadelemin ve kalemin namusunu koruma gayretindeyim.
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)
Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı

























