haberanaliz
Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

AK PARTİLİLERİN GEZİLERİ

Son zamanlarda Cumhurbaşkanımızın keskin talimat ve sözleri karşısında Ak Parti’nin il ilçe teşkilatları, mevcut milletvekilleri ile kendilerince program yaparak bölgelerinde geziler düzenliyorlar.

Yaşlı ziyareti, hane ziyareti, okul ziyareti, muhtar ziyareti, kurum kuruluş ziyareti, hasta ziyareti, hatırlı iş insanı ziyareti v.s…

Bunlar sayın cumhurbaşkanını ya hiç anlamıyorlar, yâda işlerine böyle geliyor.

Kendinize yakın insanları, kurum kuruluşları gezmek, halkın içinde, halkla beraber olmak, halkla bütünleşmek değildir.

Ülke çok büyük iç ve dış tehlikelere karşı karşıya iken, laylaylom cinsi geziler Ak partiye bir şey kazandırmaz. İl ve ilçe başkanları ile mevcut milletvekili ve diğerlerine bu geziler ile bir şey olmayacağını, bir yere varılmayacağını, il ilçe teşkilat üyelerinin tamamının bu gezilerde katılım sağlaması gerektiğini, güçlü ve birbirine inançla bağlı kişilerin kapı kapı gezerek halkın derdini dinlediğini samimi göstermesi gerekir. Gittiğin yerden sen ben bizim oğlan diyerek resim çekip sosyal medyada paylaşmak bir fayda getirmez, sadece kişisel egoları tatmin eder. Sahada Samimiyet ve Hakikat LAZIM…

Ak Parti Teşkilatları İçin Uyarıcı ve Yönlendirici Bir Yol Haritası sunayım: Bugün Türkiye, tarihin en kritik dönemeçlerinden birinden geçmektedir. Küresel ölçekte yaşanan ekonomik ve politik sarsıntılar, bölgesel savaşlar, ülkemizin etrafını kuşatan güvenlik tehditleri ve içerideki hassas dengeler; devletimizin ve milletimizin varlık mücadelesini her zamankinden daha çetin kılmaktadır. Bu büyük mücadelenin lideri olan Sayın Cumhurbaşkanımız, ülkenin bekası ve milletin refahı için uykuyu, huzuru bir kenara bırakarak gece gündüz demeden devasa bir gayret ortaya koymaktadır.

Peki, bu büyük gayretin sahadaki yansıması olması gereken yerel teşkilatlar, milletvekilleri ve karar alıcılar bu hıza ve ciddiyete ayak uydurabiliyor mu? Maalesef sahadaki manzara, bu sorunun cevabını acilen ve ciddiyetle sorgulamamızı gerektirmektedir.

"Sen-Ben-Bizim Oğlan" Siyaseti ve Sanal Memnuniyetler size ve partiye bir şey kazandırmaz. Son dönemde il, ilçe teşkilatları ve mevcut milletvekilleri tarafından düzenlenen il gezileri, hane ziyaretleri, kurum ve kuruluş buluşmaları hız kazanmıştır. Ancak bu gezilerin icra ediliş biçimi, ne Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyonu anlamakla ne de halkın gerçek derdine derman olmakla bağdaşmaktadır.

Görünen o ki; birçok yerde bu programlar "usulen yapılmış" olmak için yapılmaktadır. Kendine yakın insanları, halihazırda partiye oy veren ya da menfaati kesişen çevreleri ziyaret etmek; halkın içinde olmak, halkla bütünleşmek anlamına gelmez. "Sen, ben, bizim oğlan" mantığıyla kurgulanan, dar bir çemberin dışına çıkmayan bu tür geziler, sadece kişisel ve siyasi egoları tatmin etmekten öteye geçmemektedir. Gittiği yerden birkaç hatıra fotoğrafı çekilip sosyal medyada "Çok verimli bir ziyaret gerçekleştirdik" notuyla paylaşmak, sahadaki gerçeği gizleyemez. Bu yaklaşım, sadece Cumhurbaşkanının emeğine ve gayretine haksızlık etmekle kalmaz, aynı zamanda davanın ruhuna da büyük bir zarar verir.

Sahada Nasıl Olunmalı? Gerçek Bir Teşkilatçılığın Prensiplerini göz ardı etmeyiniz:  Ülkenin karşı karşıya olduğu bu nazik dönemde, Ak Parti kadrolarının "laylaylom" türü siyaset lüksü kalmamıştır. Teşkilatların ve vekillerin sahayı okuma biçimini kökten değiştirmesi, meseleye devletin ve milletin bekası penceresinden bakması şarttır. İşte bu ciddiyeti yeniden tesis etmek için atılması gereken adımlar:

Göstermelik Değil, Kuşatıcı ve Tam Kadro Katılım: Geziler ve saha çalışmaları, sadece il veya ilçe başkanının ve birkaç "gönüllü" yöneticinin sırtına yüklenemez. Teşkilat üyelerinin tamamı, kademeli ve planlı bir şekilde bu süreçlere dahil olmalıdır. Güçlü, inançlı ve birbirine sırtını yaslamış bir kadro, mahalle mahalle, sokak sokak değil; kapı kapı gezmelidir.

Konfor Alanından Çıkış ve Gerçeklerle Yüzleşme: Ziyaretler; sadece halinden memnun olanların ya da tanıdık eş dostun evine yapılan çay sohbetlerinden ibaret olamaz. Asıl gidilmesi gereken yerler; dert yanılan, kırgın olan, sandığa küsen, ekonomik sıkıntılarla boğuşan, bugüne kadar eli hiç sıkılmamış hanelerdir. Eleştiriye kapalı, sadece övgü duymak için yapılan geziler siyasi körlük yaratır.

Sosyal Medya İtibarı İçin Değil, Gönül Kazanmak İçin Siyaset: Siyasetin merkezi dijital ekranlar değil, insan kalbidir. Ziyaretlerin amacı "görüntü vermek" değil, "dinlemek ve anlamak" olmalıdır. Fotoğraf karesi vermeye odaklanmış bir zihniyet, vatandaşın gözündeki samimiyetsizliği sezinler. Halk, samimiyeti de samimiyetsizliği de keskin bir ferasetle ayırt eder.

Kritik Sürecin Bilincinde Olmak: Bugün atılacak her yanlış adım, sergilenecek her kibirli tutum, sadece bir partinin oy kaybı anlamına gelmez; doğrudan Türkiye'nin istikrarına vurulan bir darbedir. Liderin sırtındaki yükü hafifletmekle yükümlü olanlar, o omuza yeni yükler bindirmemelidir.

SÖZÜN ÖZÜNE GELİRSEM, Ak Parti kadroları, kurulduğu günden bu yana milletin iradesini ve sesini merkeze alarak bugünlere gelmiştir. Bu ruhu yeniden canlandırmak, kişisel hesapları ve unvanları bir kenara bırakarak er meydanında, yani milletin ta kendisinin içinde dürüstçe, fedakârca ve ciddiyetle var olmak zorundayız.

Cumhurbaşkanımızın uykusuz gecelerle, kurşun gibi ağır sorumluluklarla sürdürdüğü bu mücadeleye omuz vermek; ancak sahada kaskatı gerçeklerle yüzleşen, kibrin semtine uğramayan, kapı kapı dolaşan ihlaslı bir teşkilat yapısıyla mümkündür.

Zaman, unvanları konuşturma zamanı değil; milletin derdiyle dertlenme, davanın hakkını verme zamanıdır. Ya bu ciddiyetle yol yürünecek ya da tarihin bu kritik eşiğinde sorumluluk omuzlarda ağır bir vebal olarak kalacaktır. Karar, sahada ter dökenlerindir.

Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..

Baki Selam ve Dua ile.

MUSTAFA GÖKTAŞ

Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)

https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/

#mustafagoktas