haberanaliz
Perihan ÇAKIROĞLU

Perihan ÇAKIROĞLU

Mail: perihancakiroglu@gmail.com

KADIN SİYASETÇİLERİN KOCA ZAAFI…

Kadın siyasetçilerimizin sayısı zaten az. Sahnede olanların da kişisel meseleleri yanında eş durumundan dolayı sıkıntıları ortaya çıkabiliyor.

Günlerdir CHP’li Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye transfer olup olmayacağı konuşuluyor. Videoları yayınlanıyor. Köksal’ın CHP’den ihraç edilmesi gündeme gelince de istifa etti.

Neden iktidar partisine geçmek istiyor? İddialara göre eşinin parasal netameli işleri varmış o yüzden deniliyor.

Hatta CHP Lideri Özgür Özel, “Gerekirse eşini boşa, biz arkanda dururuz..” önerisinde de bulundu ancak Köksal, bunu dikkate almadı. Veya alamadı!..

AK Parti’ye geçtiğinde hem kendisi, hem de eşi için soruşturma açılmayacak sözü mü verildi acaba?

Bundan önce aynı hikayeyi, Aydın’ın CHP’li Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun Ak Parti’ye geçtiğinde de izlemiştik. Gerçekten onun hakkında da herhangi bir takibat görememiştik.

Biraz geriye gidince İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in de aynı sorunları yaşadığı, farklı nedenler yanında eşinin sıkıntıları sonunda da siyasetten tümüyle ayrıldığını izlemiştik.

İktidar kanadı, muhalefet partilerindeki kadın siyasetçileri, demek ki yakından izliyor. Çoğunlukla da onların eş durumundan parasal sıkıntıya girdikleri görülünce de düğmeye basılıyor.

EŞİTSİZLİK ALANI EN ÇOK SİYASETTE..

Aslında kadın siyasetçilerin eşlerinin etkisinde kaldığına dair algı ve gözlemler mevcut olsa da toplumsal ve kültürel faktörlerin de etkili olduğu biliniyor.

Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum) 2020’de bir rapor yayınlamıştı. Daha sonra bu rapor güncellendi mi, göremedim. O nedenAK Parti]le 2020 rapordan söz edeceğim.

O raporda ekonomik, sağlık, eğitim ve siyaset alanları arasında, cinsiyet eşitsizliğinin en fazla olduğu alanın siyaset ve politik temsiliyet olduğu ifade edilmişti.

Dünya genelinde kadınların parlamentodaki oranlarının yüzde 25.2, bakanlıklarda yer alma oranlarının ise yüzde 21.2 olduğu belirtilmişti. Hatta bu hızla gidilirse politika sahasında cinsiyet eşitsizliğinin kapanmasının 95 yıl süreceği hesaplanmıştı.

Ülkemizdeki duruma bakınca, 5 Aralık 1934’te kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 86’ıncı yıldönümünde, kadınların siyasete katılımlarının ne kadar yetersiz olduğu da görülüyor.

Derlenen verilere göre Türkiye’de cinsiyet eşitsizliğinin en çok olduğu alanının “siyaset” olduğu da önemli bir gerçek..

Aralık 2019’da yayınlanan 2020 Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na (Global Gender Gap Report) göre, Türkiye’nin en düşük puan aldığı kategorinin "kadınların siyasi katılımının güçlendirilmesi" alanı.  Türkiye, bu alanda 158 ülke arasında 109’uncu sırada..

Meclis’teki kadın oranına göre ise 126’ıncı saradaydık.

O rapordan sonra 6 yıl geçse de puanlamalarda çok önemli bir değişiklik sanırım görülmedi..

Kadın siyasetçiler böyle giderse politikada kaplumbağa hızıyla ilerleyecek.

Üzücü ama gerçek..