haberanaliz

AB'nin Çin hesaplaşması: Von der Leyen'in 2023'teki uyarıları gerçek mi oluyor?

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
AB'nin Çin hesaplaşması: Von der Leyen'in 2023'teki uyarıları gerçek mi oluyor?
Üç yıl önce Ursula von der Leyen, AB-Çin ilişkilerine dair dönüm noktası niteliğindeki konuşmasında kararlı bir yaklaşım sinyali vermişti. Bugün sözlerini eyleme dökmenin eşiğinde, ancak önünde hâlâ son derece zorlu bir engel duruyor.

Ursula von der Leyen'in bugüne kadar yaptığı konuşmalar arasında, aradan geçen yıllara rağmen etkisini koruyan ve bugün belki de her zamankinden daha güçlü yankı bulan bir konuşma öne çıkıyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı, Mart 2023'te yaptığı kapsamlı ve dönüm noktası niteliğindeki konuşmasında, "dünyadaki en karmaşık ve en önemli ilişkilerden biri" olarak tanımladığı Avrupa Birliği-Çin ilişkilerini ayrıntılı şekilde değerlendirmişti.

O dönemde, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş siyasi gündemi domine ederken, bir AB liderinin kamuoyuna yönelik konuşmasını tamamen Çin'e ayırması alışılmış bir durum değildi. Nitekim von der Leyen, konuşmasının ilk bölümünde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'i, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile kurduğu "sınırsız dostluk" nedeniyle sert sözlerle eleştirmişti.

Ancak von der Leyen'in temel eleştirileri ekonomi alanında yoğunlaşıyordu. Çin'in piyasa bozucu sübvansiyonları, haksız rekabet uygulamaları, ekonomik baskı yöntemleri, büyüyen ticari dengesizlikler, zorunlu teknoloji transferleri ve kritik hammaddelerdeki tekel konumuna uzun uzun değinen Komisyon Başkanı, tüm bu sorunların yeni bir yaklaşımı gerekli kıldığını savunmuştu: "Risk azaltma" (de-risking).

Bugün ise söz konusu sorun başlıkları, Avrupa Komisyonu içinde hız kazanan kapsamlı bir muhasebenin merkezinde yer alıyor. Çin'den gelen düşük maliyetli ithalatın Avrupa ekonomisi üzerindeki baskıyı artırdığı, istihdam kayıplarına yol açtığı ve bazı fabrikaların kapanmasına neden olduğu yönündeki endişeler giderek büyüyor.

Avrupa genelinde yaygınlaşan sanayisizleşme korkusu, von der Leyen'in konuşmasında doğrudan yer almamış olsa da tehdidin boyutu açık biçimde ortaya konmuştu.

Von der Leyen konuşmasında, "Çin'i dünyaya daha az bağımlı, dünyayı ise Çin'e daha bağımlı hâle getirmeyi amaçlayan net bir yönelim ve çaba göreceğiz" ifadelerini kullanmıştı. Komisyon Başkanı ayrıca, "Güvenlik ve kontrol ihtiyacı artık serbest piyasalar ve açık ticaret mantığının önüne geçiyor," demişti.

Yaklaşık 36 dakika süren konuşma, birçok analist ve yorumcu tarafından gerçekçi ve net bir değerlendirme olarak övülürken, Çinli yetkililer tarafından ise yanıltıcı ve tutarsız olduğu gerekçesiyle sert şekilde eleştirilmişti.

Ancak ne analistler ne de Çinli yetkililer von der Leyen'in asıl hedef kitlesiydi. Komisyon Başkanı'nın mesajları, nihai karar gücünü elinde bulunduran AB üyesi devletlere yönelikti.

"Birlikte hareket edebilmek için ortak bir iradeye ihtiyacımız var," diyen von der Leyen, üye ülkeleri ortak bir yanıt vermeye çağırmıştı.

Ancak ironik biçimde, Pekin politikası konusunda yıllardır süregelen görüş ayrılıklarıyla hareket eden üye devletler, von der Leyen'in temel mesajlarını zayıflatan en önemli unsur oldu.

haber içerik kaynak:

https://tr.euronews.com/my-europe/2026/06/06/abnin-cin-hesaplasmasi-von-der-leyenin-2023teki-uyarilari-gercek-mi-oluyor


Körfez'de yine çatışma: Kuveyt ve Bahreyn'den İran'a kınamaÖnceki Haber

Körfez'de yine çatışma: Kuveyt ve Bahrey...

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Avrupa genişlemeyi düşündüğünde ilk göreceği yer Türkiye’Sonraki Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Avrupa genişlem...

Başka haber bulunmuyor!