haberanaliz
Oğuz UÇAR

Oğuz UÇAR

Mail: oguzucar1@gmail.com

BENDEN HATIRLATMASI

AKP iktidarını ayakta alkışlıyorum (!)

Çünkü ne zaman işler kötüye gitse, yeni bir tartışma konusu ile toplumu meşgul etmeyi başarabiliyorlar.

Bu güne kadar, hep suni gündemlerle bugünlere geldik.

Akıl ve bilim ışığında hiç düşünmeye ve tartışmaya zamanımız olmadı.
İktidar tarafından her şey, oldubittiye getirildi.
Yanlış yaptıklarında faturayı vatandaşa ödetirken “Allah bizi affetsin, kullar bizi affetsin” diyerek sorumluluktan kurtuldular(!)

***
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi de, böyle devreye sokuldu.
Ülkemiz, güyaher alanda uçacaktı. Terör sonlandırılacak, analar artık ağlamayacak, işsizlik bitecek ve ekonomi de yükselişe geçecekti.

Ama olmadı...
Bu sistem ile parlamentonun gücü azaldı. İşler daha kötüye gitmeye başladı.
...Ve hala uçmayı bekliyoruz!

Bu gün sokakta “Ülkenin en büyük sorunu nedir?” diye kime sorsanız, alacağınız yanıt belli.

Büyük bir çoğunluk “İşsizlik” diyecektir.

Üniversite mezunu gençlerimizin asgari ücretle iş aradığı bir ülke haline geldik.

Liyakat aranmıyor ama torpilsiz kimse işe giremiyor.
Hani bizim dinimizde işi ehline vermek esastı?

Çok yazık!

TÜİK Yöneticileri sağ olsun, onlar işsizlik sorununukağıt üzerinde çözmüş(!) görünüyorlar.

Çünkü hükümet tarafından açıklanan rakamlar, pandemim sürecinde bile işsizliğin azaldığını(!) gösteriyor.

Ekonomimiz dip yaptığı, kepenklerin bir bir kapandığı bir dönemde işsizliğin azaldığını söylemek, insanların akılları ile alay etmekten başka bir şey değil!..

***

Hafta içinde İstanbul’un Eminönü ve Tahtakale semtlerini gezdim.
Üzülerek söylemem gerekirse eski canlılığı göremedim. Daha önceden tanıdığım esnafların dükkânlarına gittiğimde, kepenk kapattıklarını öğrenmek beni kahretti.

Şimdi sormak istiyorum; Bu durum nereye kadar böyle devam edebilir?

Hükümet yetkilileri ne derse desin, yandaş medya ne yazarsa yazsın!..
Ekonomi ve İşsizlik konusunda büyük sıkıntı var!..

Bıçak kemiğe dayanmış durumda. Vatandaş bunu çok iyi hissederken, hükümetin de bu durumdan habersiz olduğunu sanmıyorum. Ama böyle bir zamanda yeni bir şey yapmak lazımdı! İşsizliği ve ekonomiyi çözemiyorsan, Din-İman ipine sarılmak güzel bir fikirdi.

Öyle de oldu...
Pat diye Ayasofya ibadete açılıverdi!

Beyler, bırakın bu ucuz numaraları.Vatandaş artık bunları yemiyor!..
Size oy verenler de, vermeyenler de bir an önce ekonomi ve işsizlik konusunda çözüm üretmenizi bekliyor. Pandemi yüzünden turizm gelirlerimizin de düştüğü bir dönemde siz bu süreçten ülkeyi nasıl çıkaracaksınız lütfen onların üzerinde yoğunlaşın!..

***
Geçen hafta “Memleketin Hali” başlığı altında Ayasofya ile ilgili endişelerimi de yazmış

ve UNESCO’nun Dünya Mirası listesinde bulunan Ayasofya için alınan bu kararın ardından, Batılı devletlerin baskısı ile İsrail’in de, işgal ettiği topraklardaki Mescid-i Aksa’ya benzer bir misilleme yapmasından korkarım!”ifadesini kullanmıştım.

Evet, bu durumdan korkuyorum, var mı? diyeceğiniz...

Suni bir gündem yaratarak eleştirilerden kurtulmak isteyen AKP yetkililerine soruyorum;

Siz burada siyasi şov yaparken dünyadaki Müslümanların huzurunu kaçırırsanız, yaptığınız işin önemi kalır mı? Ya da, Dünya Müslümanlarının rahatsız edilmesinin vebalini ne kadar taşıyabilirsiniz?
Bu sorulara bir yanıtınız var mı?

***
Şimdi gelelim, 24.Temmuz.2020 Cuma gününe;

Sayın Cumhurbaşkanı, Ayasofya’nın o gün Cuma namazı ile ibadete açılacağını söylerken,

Önemli(!)bir detayı açıkladı.

O gün Ayasofya’da herkes namaz kılamayacak!
Diyanet İşleri Başkanlığı 1000-1500 kişiye davetiye verecek.Yani, düğüne gider gibi elinde davetiyesi olanlar namaza gidebilecek. İşin içine davetiye girince de, o gün protokol kuralları işleyecek.

Namaza başlandığında Cumhurbaşkanı ile Bakanlar ön safta yer alacak.

Cemaat önem sırasına göre saflarda yer tutacak!

Bizim inancımıza göre Allah’ın huzurunda herkes eşit ama AKP’li yöneticilere de bu yakışır!

Bu ülkede iktidar tarafından yaratılan durum ve yaşatılanları hatırlayarak,
dikkatlerinizi 7 ayetten oluşan Maun Suresine çekmek istiyorum.

Ne demek istediğimi anlarsınız!

Benden hatırlatması!