EPSTEİN ŞEYTAN MI, AYNA MI?
Günahlar öyle büyük ki, artık sır perdeleri bile saklayamıyor onları… Pandora’nın kutusu bir açıldı, pir açıldı…
ABD Adalet Bakanlığı, Jeffrey Epstein’in dosyalarını açtı ve tüm skandallar, rezaletler, seks oyunları ve seks köleleri bir bir ortalığa saçıldı. En zavallıları da onlardı. Azgınlık ve sapkınlık, zengin ve güçülülerin doruğa çıktıkları zaman kavuştuğu ayrıcalıktı sanki..
Çok iğrenç ve inanılmaz feci…
Üstelik oynanan oyunların, şantajların, kirli paraların sınırı yoktu. ABD’nin siyasi liderleri, kanaat önderleri, Avrupa aristokrasisinin önde gelenleri, Ortadoğu’nun güç ve para babaları, Rus oligarklardan tutun Orta Asya cumhuriyetlerinin mafyatik liderlerinden çıkın.
Hatta Türkiye’ye uzandı, isimler arz-ı endam eyledi..
Kimler varsa Epstein’in 3 milyonu aşkın dosya, fotoğraf ve belgelerinde boy gösterdi, daha da gösterecek..
ABD Başkanı Donald Trump, bilerek başrole çıkarıldı. Herhalde en günahkar oydu!
Çünkü bir günah keçisi lazımdı, bu işe uygundu. “Yeniden Büyük Amerika” diyordu ve Cumhuriyetçi idi.
Yaşlıydı, 20’inci yüzyılın soğuk savaş döneminden kalmaydı. İddialı ve gözü karaydı.
İkinci kez Başkan olduğundan bu yana, istediği ülkeyi eyalet ilan ediyor, istediği ülkeye savaş açıyordu.
Venezuela’nın lideri Maduro’yu kaçırttı, ABD’ye getirtti.
İsrail’in 70 bine yakın Filistinli’yi öldürmesine göz yumdu, şimdi Gazze’yi turizm kenti yapmak için çabalıyor.
Hapishanede öldüğü ve öldürüldüğü iddia edilen, ne var ki cesedi bulunamayan skandalların adamı Epstein, eski bir matematik öğretmeniydi.
O, 3 milyon dosyalık arşivi nasıl kurup günümüze taşımıştı?
Bir röportajda kendisine soruluyor?
“Siz bir şey şeytan mısınız?”
“Hayır, şeytan değilim. Ama iyi aynayım” diyor.
Yine soruluyor;
“Paranız kirli para değil mi?”
“Hayır kirli değil, çünkü o parayı kazandım..”
Epstein, sanki söylediği bir büyük AYNA tutuyor.
Nedeni de en zenginlerin, en güçlülerin nasıl da çılgınlaşıp vahşileştiklerini bizlere göstermek istiyor.
Bir zamanlar, 20’nci yüzyılın ikinci yarısında orta sınıfıyla uygarlık ve demokrasi dersi veren ABD’de gelir dengesizliği en doruğa çıkmış durumda.
Trump’ın derdinin de yoksullaşan halkı değil, dünya zenginlerinin kendisini daha çok desteklemeleri.
Bunun için de gelişmekte olan ülkeleri, kendi biatına hizmet edecek figürler olarak görüyor ve onların en kıymetli kaynaklarını rahatça kullanmak istiyor.
Bu yazıya dünya ekonomisindeki yeni gelişmeleri ve yapay zeka ile ilintili konuları anlatmak için başlamıştım. Ne var ki, haber bombardımanı beni Trump’a ve Epstein’e aldı götürdü.
Bir kadın gazeteci ve bir insan olarak ortaya çıkan rezaletleri, küçük kızlar ile genç kadınlara yapılan seks istismarlarını, asla affedilemez çok çirkin davranışlar olarak değerlendiriyorum.
Dünya liderlerinin bu kötü skandallara adlarının karışması, entrikaların çok yüksek boyutta seyretmesi de gelecek açısından çok tehlikeli bir yola girildiğinin de kaçınılmaz habercisi..
Türkiye’den de bazı iş insanlarının Epstein dosyalarında yer alıyor olması ülke adına olumsuz gelişmeler. İyi Parti’den Turhan Çömez’in elinde önemli belgeler var.
Bu belgelerle Epstein’in ilgili dosyalarında yer alan Türkiye’den de kız çocuklarının ABD’ye gitmesi ve bazılarının Antalya’ya gönderilmesi açık açık konuşuluyor. Neden Epstein’in özel uçağı Türkiye’ye 9 kez geldi?
Neden, 6 şubat depremlerinde kaybolan çocukların cesetleri bile bulunamıyor?
GÖZLER YAHUDİ LOBİSİNDE..
Epstein’in dosya ve delillerini inceleyen siyaset bilimci ve uzmanlara göre ortaya çıkan networkte başta İsrail ve bu ülkeye destek veren ülkelerin istihbarat teşkilatlarının işbirliğinin olduğu da düşünülüyor.
ABD Adalet Bakanlığı’na göre yayımlanan belgeler arasında 2 binden fazla video, 180 binden fazla görüntü ve milyonlarca sayfalık yazılı materyal bulunuyor. Görsel içeriklerin neredeyse tamamında mağdurların kimlikleri gizlenmiş olsa da, en az 43 mağdur ismi, sansürsüz biçimde yer aldı.
Bunların 20’den fazlasının, cinsel istismar sırasında reşit olmadığı bildirildi. Bu durum, mağdur hakları açısından ciddi eleştirilere yol açtı.
Belgelerde ayrıca kamu makamlarına yapılmış binlerce doğrulanmamış ihbar yer alıyor.
Bunların önemli bir bölümü, herhangi bir soruşturma ya da iddianameye dönüşmemiş. Adalet Bakanlığı, dosyaların “sahte ya da yanıltıcı içerikler” barındırabileceği uyarısını özellikle yapıyor. Bu nedenle tekil bir e-posta ya da notun, bağlamından koparılarak kesin hüküm gibi sunulması, gazetecilik açısından sorunlu bir yaklaşım ortaya çıkarıyor.
ZENGİNLERE ERİŞEN FİNANSÇI MI?
Epstein, dünya kamuoyunda çoğunlukla “zenginlere erişimi olan bir finansçı” olarak tanımlanıyor.
Oysa belgeler onun asıl gücünün para yönetiminden çok arabuluculuk ve bağlantı kurma kapasitesinde olduğunu gösteriyor.
Düşünün, devlet başkanları, kraliyet üyeleri, milyarderler, akademisyenler ve istihbarat evreleriyle aynı anda temas kurabilen nadir figürlerden biriydi. Sanki, nadir elementlerden birisi gibi!!!
Yine Epstein’le ilgili bir yorumda şöyle deniliyor;
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’nde tutuklu yargılanma amacıyla tutulduğu hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu. Yapılan soruşturmada intihar ettiği sonucuna varılmış olsa da o esnada güvenlik kameralarının çalışmıyor olmasıyla sebebiyle “ortadan kaldırıldığı” yönünde iddialar ortaya atılmıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), ABD Adalet Bakanlığı ile birlikte yürüttüğü inceleme sonucunda, kamuoyunda sıkça dile getirilen “müşteri listesi”nin varlığına dair herhangi bir somut kanıta ulaşılamadığını açıkladı.
FBI, aralarında hükûmet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin Epstein’ın suçlarına iştirak ettiğini gösteren doğrulanmış deliller bulunmadığını da vurguladı.
Ne var ki, kamuoyunun bu konudaki şüpheleri dinmiş değil ve hâlâ birçok önemli ismin dosyalardaki varlığının gizlenmek istediği düşünülüyor.
Buna rağmen, açıklanan Epstein dava dosyalarında ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, ünlü avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi çok sayıda tanınmış ismin adı geçiyor..
Epstein dosyaları yalnızca ABD merkezli bir skandalın ötesine geçerek, Avrupa’dan Orta Doğu’ya, İskandinav ülkelerinden Doğu Avrupa’ya uzanan geniş bir temas ağını görünür kılıyor.
Bu ağın ortak özelliği, çoğu durumda suç isnadından ziyade etik, siyasi ve diplomatik sorular doğurması.
Şimdi gözler, ABD eski Başkanı Clinton ile eşi eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’a çevrilmiş durumda,
ABD Kongresi Temsilciler Meclisi’nde ikisi de ifade verecek.
Ne var ki, Trump onların ifadelerine başvurulmasından hiç de hoşnut görünmüyor.
Bunu da kameraların karşısında açıkladı..
















