Hukukun Üstünlüğü, Masumiyet Karinesi ve Gizlilik Kararları Üzerine Çağrımdır!
Mevzuatımız var. Kanunumuz var. Yasamız var. Masumiyet karinesi var, Adil yargılama hakkı var, Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu denen bir olay var, var oğlu var.
Ancak dosya üzerinde GİZLİLİK kararı olup, dosya taraflarının bile ulaşamadığı belge ve bilgiler BASINA sızıyor. Yâda sızmıyor, BASIN kendi kendine ALGI yaratıyor.
Her iki durumda da bu SUÇ.
Ve bu ülkede BASIN savcıları var. Emniyette ilgili birimler var.
Bu kadar bilgi kirliliği yaratan ayrıca gizlilik kararı olan bir dosyada basına bilgi sızdıran yâda sızdırmayıp uydurma haberler yapılan dosyalar üzerinde oynanan oyunlara kimse dur demeyecek mi?
Herkesin bir ailesi var, onuru, şerefi var. Yarın beraat ederler lekelendikleri yanlarına kalır, üzerlerine yapışır.
Hukukun temel ilkelerine, masumiyet karinesine ve adil yargılama hakkına olan hassasiyeti, ayrıca kişilerin onur ve şerefinin korunması gerektiğine dair toplumun endişesini ortadan kaldırmak lazım.
Hukuki süreçlerin adliye koridorlarında, delile ve savunmaya dayalı olarak yürütülmesi gerekirken, kimi zaman basına sızan ya da manipüle edilen bilgilerle bir "mahkeme" ortamının kamuoyunda kurulması, telafisi imkânsız mağduriyetler yaratmaktadır.
Hukukun Üstünlüğü, Masumiyet Karinesi ve Gizlilik Kararları Üzerine, İlgili makamları ve kamuoyunu yapıcı, yapıcı olduğu kadar da kararlı bir dille TRAFSIZ ŞEKİLDE göreve davet ediyorum.
Adalet Adliye Koridorlarında Teşekkül Eder. Hukuk devletinin en temel dayanaklarından biri, bireylerin lekelenmeme hakkı, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkıdır. Kanunlarımız, bu kutsal hakları korumak adına çok net sınırlar ve güvenceler getirmiştir. Nitekim Türk Ceza Kanunu’muzda yer alan “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçu ve soruşturmaların selameti açısından getirilen gizlilik (kısıtlılık) kararları, tam da bu adaletsizliklerin önüne geçmek için ihdas edilmiştir.
Ancak son dönemlerde, üzerinde gizlilik kararı bulunan, dosya taraflarının ve müdafilerinin bile adaletin sağlıklı tecellisi adına henüz erişemediği bilgi ve belgelerin basına sızdırıldığına veya dosya bağlamından koparılarak tamamen algı yönetimine dayalı kurgu haberler üretildiğine üzülerek şahit olmaktayız.
Kanunun Arkasından Dolaşan Suçlar ve Sessizlik. Hukuken gizli olması gereken bir dosya içeriğinin dışarıya sızması başlı başına bir kanun ihlalidir. Aynı şekilde, elde hiçbir somut veri olmaksızın sırf manipülasyon yaratmak amacıyla uydurulan haberler, ekranlarda kurulan sözde tartışma programı (mahkemeler de ) basın etiğiyle bağdaşmadığı gibi hukuki karşılığı olan suç teşkil eden fiillerdir.
Peki, bu durum karşısında soruyorum:
Mevzuatta açık hükümleri bulunan bu ihlallere karşı Basın Savcılıklarımız ve emniyetimizin ilgili birimleri neden harekete geçmekte tereddüt etmektedir?
Gizlilik kararının hiçe sayılması suretiyle yürütülen bu bilgi kirliliği ve operasyonel haberciliğe kim "dur" diyecektir?
Lekelenmeme Hakkı ve Telafisi Olmayan Zararlar: Unutulmamalıdır ki her soruşturmanın öznesi; birer anne, baba, evlat, eş, kısacası onurlu birer insandır. Yarın bu dosyalardan verilecek beraat kararları, kişilerin onurlarındaki zedelenmeyi, toplum vicdanında açılan yaraları ve haksız yere karalanan hayatlarını geri getirmeyecektir. Hukuki adalet geç de olsa tecelli etse bile, gayriresmî mahkemelerde infaz edilen masum insanlara "lekeler" kalıcı olarak yapışmaktadır.
Yetkili ve İlgililere Çağrımdır: Amacımız hiçbir kurumu töhmet altında bırakmak değil; aksine, adaletin tesisinde en büyük teminatımız olan devletimizin kurumlarını, yine devletin en temel ilkelerine sahip çıkmaya davet etmektir.
Devletimizin ilgili ve yetkili makamlarını;
Soruşturmaların gizliliğini ihlal edenler hakkında etkin ve kararlı soruşturmalar yürütmeye,
Basın yoluyla algı yaratarak masumiyet karinesini ayaklar altına alan mesnetsiz yayınların önünü almaya,
Hukukun üstünlüğünü ve bireyin onurunu koruma görevini tavizsiz bir şekilde yerine getirmeye davet ediyorum.
Adalet, yalnızca mahkeme salonlarında değil; hukuka olan inancın ve masumiyet karinesinin her koşulda korunmasıyla kaimdir. Yetkililerimizi, kanunun verdiği yetki ve sorumlulukla bu gidişata dur demeye çağırıyorum.
Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.
Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)
Kişisel instağram sayfam:
https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/
WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:
https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d
haberanaliz Facebook gurubu:
https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net
haberanaliz X hesabı:


























