haberanaliz
Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

Sağlık ve Özgürlük diyor

Dün TV ekranında gözüme takıldı. Her zaman izlediğim kanal değil. Çünkü yağ bal çekmekten haber yapmaya zamanları olmuyor.

Mikrofonu uzatmış.

“Teyzecim, korono günlerinde evde hapis kaldınız, şimdi çıktınız geziyorsunuz, en çok neyi özlediniz ve ne yapmak istersiniz???”

Teyzem el cevap:

“Evladım Allah devletimizden razı olsun. Çıktık bir hava aldık, kendimize geldik. Şunu öğrendim. En önemli şey sağlıkmış...  Sonrası özgürlük...  Bu ikisi çok kıymetli... Allah kimsenin sağlığını elinden almasın, özgürlüğünü de...”

Ondan sonra muhabir yine başlıyor, yağ bal çekmeye, yaşlı insanları istediği gibi konuşturmaya çalışıyor...

Dikkatimi şu cümle çekti.

“En önemli şey sağlıkmış ve sonrası da özgürlük...”

Düşünün ister istemez kendi evlerimizde 3-5-15-30 gün kapalı kaldık.

Herkes aynı sözleri söylüyor.

Özgürlük...

Sağlık...

Buradan şuraya geleceğim.

Şu anda cezaevlerinde MAHKÛM değil, tutuklu insanlar var. İster istemez bir olaya karışmış tutuklu halde. Cezaevinde. Yıllardır yatan var. Özgürlüğü elinden alınmış. Sağlığı gitmiş...

Gözaltına alınanlar var. Aynı şekilde sağlığı elden gitmiş, özgürlüğü elden gitmiş...

Çoğu suçsuz olup, derdini meramını anlatamadığından mahkûm durumuna düşmüş insanlarda var. Yıllardır dört duvar arasında güneşe hasret, sevdiklerine hasret, çaresiz...

Biz 3-5 gün evde kalamıyoruz, onlar orada, insanca uygarca bir yaşamı yaşayamıyorlar.

Koğuşlar berbat.

Bir AF gelsin dendiğinde, eline kılıcı baltayı alan saldırıyor.

Yazık orada ömrü çürüyen suçsuz günahsız insanlara...

Adil, hakkaniyetli, eşit bir affa o insanların ihtiyacı var.

Sağlık ve özgürlük sadece sizin için mi önem arz ediyor?!

O insanların yok olan aile hayatları, o ailelerin toplumsal barış içindeki yerleri, aile birliktelikleri ve onların akıl ve ruh sağlığı ile özgürlüklerinin sizinki kadar bir değeri yok mu?!

Şunu diyorum.

Bir infaz düzenlemesi meclisten geçti. Ve dertlere derman olmadı, beklentiler boşa düştü.

Cezaevlerinde tutuklu, hükümlü ve onların ailelerinin durumu da göz önüne alınıp bu işin kapsamı düzeltilemez mi?

Bunları yazıyorum diye benim hakkımda laf üreteceğinize, bu ülkede GÖZALTI ve TUTUKLAMA işlerini iyi bir araştırsanıza...

Benim yargılandığım hakkımda iki dosya kaldı. İkisi de hakaretten. Dava devam ediyor. Hakkımda kesinleşmiş bir şey yok. Adam öldürmedim, Uyuşturucu satmadım, devleti satmadım, vatan hainliği yapmadım, Terör suçlaması ile yargılanmıyorum. Kendim içinde bir talebim yok.

Tekrar ediyorum, ülkemizde GÖZALTI ve TUTUKLAMA işlerini iyi bir araştırın.

Gözaltına almak bir hukuki olaydır. Ama o işlemi yaparken içinden hukuku çıkarırsanız o zaman o gözaltı değil GÖZDAĞI olur...

Tutuklama da bir hukuki işlemdir. Tedbirdir. Ama o işlemi tedbiri uygularken içinden hukuku çıkarırsanız o zaman o da TUTSAKLIĞA dönüşür...

İyi düşünün.

Gözaltı ve Tutuklamaları şeffaf bir şeklide inceleyin.

Yazıktır. Günahtır.

Adil, hak, hukuk çerçevesinde Adalet, hepimize lazım...