3 Ocak: Bir Şehrin Yeniden Doğduğu Gün
Bazı tarihler yalnızca takvim yapraklarında yer alan bir gün değildir. Onlar, bir milletin hafızasında gururun, fedakârlığın ve bağımsızlığın simgesi olarak yaşar. İşte 3 Ocak da Mersin için böylesine anlamlı bir tarihtir.
84 yıl önce bu bereketli Akdeniz kenti, esaretin gölgesinden kurtularak yeniden özgürlüğüne kavuştu. Limanıyla, bereketli topraklarıyla ve farklı kültürleri bir arada yaşatan yapısıyla Mersin, işgal yıllarında büyük zorluklar yaşadı. Ancak bu toprakların insanı, vatan sevgisini hiçbir zaman yitirmedi. Kuvâ-yi Milliye ruhuyla verilen mücadele, sabır ve kararlılıkla birleşince bağımsızlığın kapıları aralandı.
3 Ocak 1922, yalnızca işgalin sona erdiği bir gün değil; aynı zamanda umudun yeniden filizlendiği, özgürlüğün yeniden nefes aldığı bir milattır. Bu tarih, bize bağımsızlığın kendiliğinden kazanılmadığını, büyük fedakârlıklar ve ortak bir mücadele sonucunda elde edildiğini hatırlatır.
Bugün modern, gelişen ve Türkiye'nin en önemli liman kentlerinden biri olan Mersin'in başarısının temelinde, o gün gösterilen birlik ve beraberlik ruhu vardır. Farklılıklarını zenginlik olarak gören, dayanışmayı hayatın merkezine koyan Mersin, geçmişinden aldığı güçle geleceğe yürümeye devam etmektedir.
Bizlere düşen görev ise bu kutlu mirası yalnızca törenlerle değil; çalışarak, üreterek, kentimize sahip çıkarak ve gelecek nesillere bu tarihi doğru anlatarak yaşatmaktır. Çünkü tarihini bilen toplumlar, geleceğini daha sağlam inşa eder.
3 Ocak, sadece bir kurtuluş günü değil; birlik olmanın, inancın ve vatan sevgisinin zaferidir.
Bu vesileyle başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele'nin tüm kahramanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; tüm Mersinlilerin 3 Ocak Mersin'in Kurtuluş Günü'nü yürekten kutluyorum.
Nice özgür, huzurlu ve aydınlık yarınlara...

























