haberanaliz
Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

DOST DOST DİYE…

DOST DOST DİYE…

Ortam o kadar bozuk ki, kimin dost, kimin düşman olduğu belli olmuyor. Kimsenin kimseye güveni kalmadığından, herkes, herkesçi oluvermiş gitmiş. Kısacası herkes, nabza göre şerbet veren, yağmur nereye yağıyor ise tarlayı oraya kaldıran tipler olmuş.

Hâlbuki dostluk, öyle kolay elde edilen bir şey değil.

Zaman alır, ömür alır…

Her işin, her şeyin çıkara dayalı olduğu bu dönemde, az sayıda kalan dostların kıymetini bilmek ve onlara sahip olmak gerekir.

Her dönemde gerçek olan şeyler vardır.

Gerçekler zamana ve mekâna ayarlı değildir.

Gerçekleri değiştirmeye kimsenin gücü ve kudreti yetmez.

Güç gösterisine girmeye, huy değiştirip renk değiştirmeye gerek görenlerin gerçeklerden haberi yoktur.

O yüzden onlara gerçek hep acı gelir.

Bu nedenle gerçeğe uzanıp acı çekmektense tatlı işlere karışırlar, ikiyüzlü, bedbaht bir hayat sürer, kalleşlikten hoşlanırlar.

Bunlar senden-cidir, sendeniz-cidir…  

Uzak durun bunlardan, kaybeden onlar değil siz olursunuz.

Çünkü onların kaybedecekleri hiçbir onurlu, gururlu, izzetli meseleleri yoktur.

Bakın şair ne diyor:

Yeryüzünde kötülüğe

İnanmadım yok diye ben

Unuttum öz açlığımı

Eşim dostum tok diye ben

Sevdim kendi diyarımı

Dosta verdim bir yarımı

Örtmedim kapılarımı

Düşmanıma TAK diye ben

Peygamberim elçilikte

Dostluk bulmuş her ilikte

Kalbimdeki o delikte

Görmedim hiç ok diye ben

Önemli mi benim adım

Dosta doğru adım adım

Rabbin izni ile yaşadım

Gece gündüz Hak diye ben

Karanlığa mum yakardım

Su olur çöle akardım

Davetiyeler çıkardım

Yetimlere bak diye ben

Dostun aşı benim aşım

Ağrısın hep benim başım

Çiçeklere yalvarışım

Dostlarıma kok diye ben.

 

Baki Selam ve Dua ile.