Ufuk SÖYLEMEZ

Ufuk SÖYLEMEZ

Mail: usoylemez@gmail.com

Swap (Takas) Yapmayız Ama Afganistan’a Yollarız!

ABD’yle önceleri sözde stratejik müttefik, sonraları ise yalnızca müttefik olduğumuz söyleniyor her fırsatta. Ama bu öyle sorunlu bir müttefiklik ki ABD, parasını ödediğimiz F-35 savaş uçaklarını vermiyor, fiilen gasp ediyor. S-400’ler nedeniyle Savunma Sanayii Başkanı’na yaptırım uyguluyor. Türkiye’yi Ermeni meselesinde, “soykırımcı” ilan ediyor. Tüm bunlara rağmen Afganistan’da Türk askerinin terör ve Taliban karşısında, Kâbil Havalimanı’nı savunması için adeta “sefer görev emri” çıkartıyor.

İşin bir de ekonomik boyutu var. 2020 Mart ayından itibaren, salgın hastalığın dünya çapında yaygınlaşması ve tüm ekonomileri olumsuz etkilemesiyle ABD, hem doların dünya çapındaki pozisyonunu ve değerini korumak hem de “gerçek” müttefiklerine döviz likiditesi sağlamak için, FED aracılığıyla geniş çaplı swap (takas) uygulamalarını devreye soktu. Gelin görün ki FED’in o günlerde uçak dolusu insani sağlık malzemesi gönderen Türkiye’ye de böyle bir jest yapabileceği şeklinde gerçekçi olmayan bir hesap ve beklentiye girenlerin, hevesleri kursaklarında kaldı.

ABD NİYETİNİ GÖSTERDİ

ABD, elinde kendi dolar bazlı hazine tahvillerini tutan yani paralarını dolara yatıran, doların rezerv para olmasına böylece büyük katkı sağlayan, ayrıca siyaseten de dost ve müttefik olarak gördüğü ülkelere, hastalığın yarattığı döviz likiditesi ihtiyaçlarını karşılamak üzere, cömert swap (takas) hatları açtı. FED, elinde yüz milyarlarca dolar tutarında kendi hazine kâğıdını bulunduran ülkelerle, salgının neden olduğu ekonomik krizi ve döviz likiditesi sıkıntısını aşılabilmeleri için yüksek montanlı swap (takas) anlaşmaları yaptı.

Ekonomik krizden uluslararası dayanışma, mali yardımlaşma ve işbirliğiyle çıkmak gibi bir niyetinin olmadığını, olmayacağını dünya âleme gösterdi. Doların rezerv para olarak hâkimiyetini korumak, ekonomik krizde doları desteklemek amacıyla sadece ve sadece müttefik olarak gördüğü ülkelerin merkez bankalarıyla swap (takas) anlaşmaları yaptı.

Aralarında Türkiye, Mısır, Nijerya, Güney Afrika, Şili, Kolombiya, Arjantin, Tayland gibi yüklü miktarda dolar bazında kredi veya tahvil borcu olan ülkeleri ise görmezden geldi, her zaman yaptığı üzere. Bunun bilinen istisnası, elinde 23.5 milyar dolar tutarında ABD hazine tahvili olan Endonezya’yla bu tahvillerin teminat gösterilmesi karşılığında yapılan swap (takas) anlaşmasıdır.

TÜRKİYE’NİN YAPTIĞI SWAP (TAKAS) ANLAŞMALARI

Türkiye’nin Çin ve Katar’la yaptığı söylenen swap (takas) anlaşmaları, olumlu olsa da yetersizdir. Türkiye’nin dış borçlarının yüzde 60’ından fazlası dolar bazındadır. Dış borçlanmasının yüzde 70’ine yakınını, AB ve ABD banka ve fonları üzerinden yapmaktadır. Öte yandan dünyada 2020’de uluslararası ödemelerde para birimi olarak yüzde 37.6 oranında dolar, yüzde 37.8 oranında avro, yüzde 6.9 oranında sterlin, yüzde 3.5 oranında Japon yeni kullanılmıştır. 2020’de, küresel toplam döviz rezervlerinin yüzde 61’i ABD doları, yüzde 21’i avro idi.

Türkiye’nin Katar ve Çin dışında Azerbaycan, Malezya, Japonya, Güney Kore ve İngiltere’yle de swap (takas) anlaşmaları yapmaya çalıştığına yönelik haberler vardır. Rezervlerin bakiyesini geçici olarak yüksek göstermek ve ilgili ülkelerle yerel para birimleri üzerinden ticaret yapabilmek açısından yararlı gözükse de bunlar rezervlerimizin net eksi bakiyede olduğu, dış ticaretimizin, dış borçlarımızın büyük bölümünün dolar ve avro bazında olduğu gerçeğini değiştirmez.

Sonuçta ABD, Türk askerinin Afganistan’a gitmesini talep ve teşvik ederken Türkiye’yle swap (takas) anlaşmasına yanaşmıyor. Yanaşmaya niyetli de görünmüyor. Böylesine sorunlu bir müttefiklik ilişkisi için Türkiye, ulusal çıkarlarını tehlikeye atabilecek, Karadeniz’de kıyıdaş olduğu Rusya’yla ciddi güvenlik sorunlarına yol açabilecek adımlar atmaktan vazgeçmeli, heves etmemelidir.

H. UFUK SÖYLEMEZ

ESKİ DEVLET BAKANI

kaynak: https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/olaylar-ve-gorusler/swap-takas-yapmayiz-ama-afganistana-yollariz-ufuk-soylemez-1850417